Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
5 GECE 6 GÜN / TÜRK HAVA YOLLARI İLE
TÜM TURLAR DAHİL !
Popeye Village & Marsaxlokk Mosta & Rabat & Mdina & Valletta Siracusa & Noto Savoca & Taormina & Cefalu & Palermo & Etna
Akdeniz'in en büyüleyici adalarından biri olan Malta'ya uzanan ayrıcalıklı yolculuğumuz, sabah saat 05.15'te İstanbul Yeni Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde rehberimiz ile buluşmamızla başlıyor. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerimizin ardından, Türk Hava Yolları'nın TK1369 sefer sayılı uçuşu ile saat 08.15'te Malta'ya hareket ediyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek keyifli uçuşumuzun ardından yerel saat ile 08.50'de Akdeniz'in tarih kokan adasına ulaşıyoruz.
Malta'daki ilk keşfimize, adanın en etkileyici tarihi bölgelerinden biri olan Üç Şehir (Three Cities) ile başlıyoruz. Malta Şövalyeleri'nin asırlar boyunca savunduğu ve ihtişamıyla günümüze kadar ulaşan Vittoriosa (Birgu), Cospicua (Bormla) ve Senglea (L-Isla), taş sokakları, görkemli surları ve zarif mimarisiyle adeta açık hava müzesini andırıyor. Cospicua'nın tarihi atmosferinden başlayarak Vittoriosa'nın dar sokaklarında yapacağımız yürüyüş sırasında şövalyelerin izlerini taşıyan sarayları, tarihi kiliseleri ve büyüleyici meydanları keşfediyoruz. Turumuzun son durağı olan Senglea'da ise Büyük Liman'ın kartpostalları süsleyen panoramik manzarasını seyrederek Malta'nın en özel noktalarından birine tanıklık ediyoruz.
Şehir turumuzun ardından otelimize transfer oluyor, giriş işlemlerimizi tamamlayarak kısa bir dinlenme molası veriyoruz.
Günün devamında ise tur ücretine dahil olarak düzenlediğimiz Malta'nın en renkli iki noktasını keşfetmeye çıkıyoruz.
İlk durağımız, 1980 yılında Robin Williams'ın başrolünde yer aldığı dünyaca ünlü Temel Reis (Popeye) filminin çekimleri için inşa edilen masalsı Popeye Village oluyor. Ahşap evleri, turkuaz koyu ve eğlenceli atmosferiyle bugün Malta'nın en ikonik simgelerinden biri haline gelen bu benzersiz köyde Temel Reis, Safinaz ve Kaba Sakal'ın keyifli gösterilerini izliyor, birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalama fırsatı buluyoruz.
Ardından rotamızı Malta'nın en otantik noktalarından biri olan Marsaxlokk balıkçı kasabasına çeviriyoruz. Rengârenk Luzzu teknelerinin süslediği liman, taş evleri ve Akdeniz'in huzurlu atmosferiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Kurulan yerel pazarı keşfedebilir, dileyen misafirlerimiz serbest zamanlarında Malta mutfağının en taze deniz ürünlerini deniz manzarası eşliğinde deneyimleyebilirler.
Bu unutulmaz ilk günün ardından otelimize dönüyor ve Akdeniz'in zarafetini hissetmeye devam edeceğimiz konaklamamız için odalarımıza yerleşiyoruz.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, tur ücretine dahil olarak düzenlediğimiz ve Malta'nın en önemli tarihi ve kültürel miraslarını keşfedeceğimiz unutulmaz gezimize başlıyoruz.
İlk durağımız, etkileyici mimarisiyle adanın simgelerinden biri olan Mosta. Avrupa'nın en büyük kubbelerinden birine sahip görkemli Santa Maria Assunta Bazilikası, yalnızca mimarisiyle değil, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan mucizevi hikâyesiyle de ziyaretçilerini büyülüyor. 1942 yılında Alman bombardımanı sırasında kubbeyi delerek kilisenin içine düşen ancak patlamayan bombanın replikasını görürken, bu etkileyici yapının mimari detaylarını ve tarihini rehberimizden dinliyoruz. Ünlü ressam Giuseppe Cali tarafından süslenen iç mekânı ise bazilikanın sanatsal ihtişamını gözler önüne seriyor.
Ardından rotamızı, Malta'nın en otantik yerleşimlerinden biri olan Rabat'a çeviriyoruz. Antik dönemden günümüze uzanan dar taş sokakları, geleneksel Malta evleri ve sakin atmosferiyle Rabat, adanın geçmişini en doğal haliyle hissettiren şehirlerden biri olarak bizleri karşılıyor.
Kısa bir yürüyüşün ardından Malta'nın büyüleyici eski başkenti Mdina'ya ulaşıyoruz. "Sessiz Şehir" olarak anılan bu eşsiz Orta Çağ yerleşimi, taş surları ve asırlık sokaklarıyla adeta zamanda yolculuk hissi yaşatıyor. Aynı zamanda dünyaca ünlü Game of Thrones dizisinin birçok sahnesine ev sahipliği yapan Mdina'da; görkemli Saint Paul Katedrali, 13. yüzyıldan günümüze ulaşan Falson Malikanesi, zarif mimarisiyle dikkat çeken Karmelit Manastırı, tarihi Vilhena Sarayı ve aristokrat Malta ailelerine ait taş konakları panoramik olarak görüyoruz. Vereceğimiz serbest zamanda Mdina'nın büyüleyici atmosferini dilediğiniz gibi keşfedebilir, şehrin şık kafelerinde Akdeniz'in huzurunu yaşayabilirsiniz.
Gezimizin son bölümünde ise Malta'nın zarif başkenti Valletta bizleri karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve 2018 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen Valletta, tarihi surları, şövalye mirası ve etkileyici mimarisiyle Akdeniz'in en seçkin şehirlerinden biridir.
Panoramik şehir turumuzun ardından rehberimiz eşliğinde Valletta'nın tarihi sokaklarında keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. İlk durağımız, St. John Şövalyeleri tarafından inşa edilen ve Büyük Liman'a hâkim konumuyla şehrin en etkileyici seyir noktalarından biri olan Upper Barrakka Bahçeleri oluyor. Buradan, Üç Şehir'in ve Malta'nın tarihi limanının sunduğu kartpostallık manzaraları izliyor, birbirinden özel fotoğraf kareleri yakalıyoruz.
Valletta'da vereceğimiz serbest zamanda tarihi caddeleri keşfedebilir, şık butiklerde alışveriş yapabilir veya Malta'nın seçkin kafelerinde Akdeniz'in keyfini çıkarabilirsiniz.
Günün sonunda otelimize dönüyor ve Malta'nın tarih, kültür ve şövalye mirasıyla dolu bu unutulmaz gününü geride bırakıyoruz.
Güne erken saatlerde başlıyor ve otelimizden Malta Luqa Havalimanı'na transferimizi gerçekleştiriyoruz. Bilet ve bagaj işlemlerimizin ardından Ryanair'in tarifeli uçuşu ile saat 07.35'te Sicilya'nın büyüleyici şehri Catania'ya hareket ediyoruz. Yerel saat ile 08.25'te varışımızın ardından, Etna Dağı'nın eteklerinde kurulu bu canlı Akdeniz şehrini keşfetmeye başlıyoruz.
İlk olarak gerçekleştireceğimiz panoramik Catania şehir turunda; şehrin simgesi haline gelen Fil Çeşmesi (Fontana dell'Elefante), görkemli Duomo Meydanı, tarihi Duomo Katedrali, hareketli Etna Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı gibi Catania'nın en önemli noktalarını yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Lav taşlarıyla inşa edilmiş tarihi yapıları ve enerjik atmosferiyle Catania, Sicilya'nın karakterini ilk andan itibaren hissettiriyor.
Ardından tur ücretine dahil olarak düzenlediğimiz, Sicilya'nın UNESCO mirası iki eşsiz şehrini kapsayan Siracusa & Noto gezimize başlıyoruz.
İlk durağımız, Antik Yunan dünyasının en önemli şehirlerinden biri olan ve ünlü matematikçi Arşimet'in yaşadığı Siracusa. Köprülerle ana karaya bağlanan büyüleyici Ortygia Adası'na geçerek tarihi keşfimize başlıyoruz. Şehrin kalbi sayılan Duomo Meydanı, antik Athena Tapınağı üzerine inşa edilen görkemli Siracusa Katedrali ve şehrin koruyucu azizesine adanmış Santa Lucia Kilisesi ile bizleri zamanda yolculuğa çıkarıyor.
Yürüyüşümüz sırasında efsanelere konu olan Arethusa Çeşmesi, zarif detaylarıyla Arşimet Meydanı ve taş binalarla çevrili dar sokaklar arasında Sicilya'nın eşsiz atmosferini hissediyoruz. Şık butiklerin, yerel kafelerin ve tarihi meydanların süslediği bu büyüleyici şehirde vereceğimiz serbest zamanda Sicilya yaşamını yakından deneyimleme fırsatı buluyoruz.
Sonrasında rotamızı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Sicilya Baroğu'nun en görkemli örneklerinden biri kabul edilen Noto'ya çeviriyoruz. 1693 yılında yaşanan büyük depremin ardından 18. yüzyılda adeta yeniden doğan şehir, bal rengi taşlardan inşa edilmiş sarayları, kiliseleri ve görkemli meydanlarıyla adeta açık hava sanat galerisi görünümündedir. Noto'nun zarif caddelerinde yürürken Sicilya'nın mimari ihtişamına tanıklık ediyor, birbirinden etkileyici fotoğraf kareleri yakalıyoruz.
Gezimizin ardından yeniden Catania'ya dönüyor, otelimize yerleşerek dinlenme için serbest zaman veriyoruz.
Akşam saatlerinde dileyen misafirlerimiz, rehberimizin önereceği seçkin restoran ve meydanlarda Sicilya'nın eşsiz atmosferi eşliğinde yılbaşı kutlamalarına katılabilir; canlı müzik, Akdeniz lezzetleri ve unutulmaz bir ambiyans eşliğinde yeni yılı karşılayabilirler.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, tur ücretine dahil olarak düzenlediğimiz ve Sicilya'nın sinema tarihini, doğal güzelliklerini ve seçkin yaşam kültürünü bir araya getiren unutulmaz Savoca & Taormina gezimize başlıyoruz.
İlk durağımız, dünyanın en ikonik filmlerinden biri olan The Godfather (Baba) serisinin hafızalara kazınan sahnelerine ev sahipliği yapan büyüleyici Savoca kasabası oluyor. Orta Çağ'dan günümüze ulaşan taş evleri, dar sokakları ve otantik atmosferiyle Savoca, Sicilya'nın en karakteristik yerleşimlerinden biridir.
Kasabanın simgesi haline gelen, filmin unutulmaz sahnelerinin çekildiği Bar Vitelli'yi ziyaret ediyoruz. Michael Corleone ve Apollonia'nın hikâyesine tanıklık eden bu tarihi mekânda, filmin orijinal fotoğrafları eşliğinde Sicilya'nın yerel lezzetlerini deneyimleyebilir ve sinema tarihinin en özel atmosferlerinden birini yaşayabilirsiniz.
Ardından Arnavut kaldırımlı dar sokaklardan yürüyerek, Michael Corleone ile Apollonia'nın evlilik sahnesinin çekildiği, 14. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi San Nicolò Kilisesi'ni görüyoruz. Rehberimizin anlatımları eşliğinde Sicilya'nın efsaneleşmiş mafya hikâyeleri ve adanın kültürel geçmişi yolculuğumuza farklı bir perspektif kazandırıyor.
Savoca ziyaretimizin ardından, masmavi İyon Denizi kıyısında uzanan Giardini Naxos üzerinden panoramik manzaralar eşliğinde Sicilya'nın en seçkin tatil destinasyonu olan Taormina'ya doğru yol alıyoruz. Etna Dağı'nın görkemli silueti ile Akdeniz'in turkuaz sularını aynı anda seyredebildiğiniz bu eşsiz rota, Sicilya'nın en etkileyici manzaralarını sunuyor.
Varışımızla birlikte, zarafeti ve tarihi dokusuyla büyüleyen Taormina'yı keşfetmeye başlıyoruz. Şehrin tarihi giriş kapıları Porta Messina ve Porta Catania, Barok mimarinin zarif örneklerinden San Giuseppe Kilisesi, çiçeklerle süslenmiş dar sokakları, şık butik mağazaları ve panoramik terasları ile Taormina, Sicilya'nın en prestijli atmosferini bizlere sunuyor.
Vereceğimiz serbest zamanda dünyaca ünlü Corso Umberto caddesinde keyifli bir yürüyüş yapabilir, seçkin kafelerde Akdeniz'in eşsiz manzarasının tadını çıkarabilir veya Sicilya mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden Pasta alla Norma ve meşhur Cannolo Siciliano'yu deneyimleyebilirsiniz.
Günün sonunda Sicilya'nın sinema tarihini, doğal güzelliklerini ve zarif yaşam kültürünü bir arada deneyimlemiş olarak otelimize dönüyor, konforlu konaklamamızın keyfini çıkarıyoruz.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, tur ücretine dahil olarak düzenlediğimiz ve Sicilya'nın en etkileyici iki destinasyonunu keşfedeceğimiz Cefalù & Palermo gezimize başlıyoruz.
İlk durağımız, İyon Denizi'nin maviliği ile tarihi dokusunu kusursuz bir uyum içinde sunan, Sicilya'nın en romantik sahil kasabalarından Cefalù oluyor. Orta Çağ atmosferini günümüze taşıyan dar taş sokakları, renkli meydanları ve deniz kıyısındaki huzurlu yaşamıyla Cefalù, adanın en büyüleyici köşelerinden biridir.
Kasabanın simgesi haline gelen Rocca di Cefalù tepesinden, kırmızı kiremitli çatılarla çevrili tarihi şehir merkezini ve Akdeniz'in sonsuz maviliğini panoramik olarak seyrediyor, unutulmaz fotoğraf kareleri yakalıyoruz. Ardından, Arap ve Norman mimarisinin eşsiz uyumunu yansıtan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan görkemli Cefalù Katedrali'ni ziyaret ediyoruz. İnce mozaikleri, etkileyici mimarisi ve tarihi atmosferiyle bu yapı, Sicilya'nın en önemli kültürel hazinelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Vereceğimiz serbest zamanda deniz kıyısındaki şık kafelerde Akdeniz'in huzurunu yaşayabilir, dileyen misafirlerimiz Sicilya'nın meşhur tatlılarını ve yöresel lezzetlerini deneyimleyebilirler.
Keyifli ziyaretimizin ardından rotamızı, Sicilya'nın kültürel ve tarihi başkenti kabul edilen Palermo'ya çeviriyoruz.
Varışımızla birlikte gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda; Palermo'nun en prestijli caddeleri Via Libertà ve Via Roma, şehrin kalbi olarak kabul edilen Quattro Canti Meydanı, zarif heykelleriyle dikkat çeken Utanç Çeşmesi (Fontana Pretoria), ihtişamlı Norman Sarayı, Avrupa'nın en büyük opera binalarından biri olan Teatro Massimo, görkemli Teatro Politeama Garibaldi ve Palermo'nun simgelerinden Palermo Katedrali görülecek başlıca eserler arasında yer alıyor.
Arap, Norman, Bizans ve Barok mimarisinin yüzyıllar boyunca iç içe geçtiği Palermo, her sokağında farklı bir medeniyetin izlerini taşıyan eşsiz atmosferiyle ziyaretçilerini büyülüyor.
Şehirde vereceğimiz serbest zamanda tarihi sokaklarda keyifli yürüyüşler yapabilir, yerel butiklerde alışverişin tadını çıkarabilir veya Sicilya mutfağının dünyaca ünlü lezzetlerini deneyimleyebilirsiniz.
Bu unutulmaz keşif gününün ardından Catania'ya dönüş yolculuğumuza başlıyor, otelimize ulaştıktan sonra dinlenmek üzere odalarımıza yerleşiyoruz.
Sicilya'daki son günümüze otelimizde alacağımız zengin kahvaltı ile başlıyoruz. Check-out işlemlerimizin ardından valizlerimizi aracımıza yerleştiriyor ve adaya unutulmaz bir final yapacağımız tur ücretine dahil Etna Yanardağı gezimiz için hareket ediyoruz.
UNESCO Dünya Doğa Mirası Listesi'nde yer alan, yaklaşık 500 bin yıldır aktif olan ve 3.350 metre yüksekliğiyle Avrupa'nın en büyük ve en etkileyici aktif yanardağı kabul edilen Etna, bugün bizleri büyüleyici doğal manzaralarıyla karşılıyor.
Yol boyunca siyah lav taşlarının oluşturduğu sıra dışı coğrafyayı, volkanik vadileri ve Etna'nın eşsiz doğasını panoramik olarak izleyerek yükseliyoruz. Yaklaşık 1.900 metre rakımda bulunan ve geçmiş patlamaların izlerini günümüze taşıyan Silvestri Kraterleri'ne ulaşıyoruz. Burada volkanın etkileyici atmosferini yakından hissedebilir, lav akıntılarının şekillendirdiği benzersiz coğrafyada yürüyüş yapabilir ve Sicilya'nın en etkileyici manzaralarından birinde unutulmaz fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.
Etna deneyimimizin ardından yeniden Catania şehir merkezine dönüyor ve uçuş saatimize kadar serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz Sicilya'nın hareketli caddelerinde son alışverişlerini yapabilir, yerel kafelerde Akdeniz'in keyfini çıkarabilir veya adaya özgü lezzetlerle bu unutulmaz yolculuğu taçlandırabilirler.
Belirlenen saatte, programın serbest zaman bölümünü değerlendiren misafirlerimizle buluşarak Catania Havalimanı'na transferimizi gerçekleştiriyoruz. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerimizin ardından, Türk Hava Yolları'nın TK1396 sefer sayılı tarifeli uçuşu ile saat 19.25'te İstanbul'a hareket ediyoruz.
Yerel saat ile 23.50'de İstanbul'a varışımızın ardından, Malta'nın tarihi şövalye şehirlerinden Sicilya'nın büyüleyici kasabalarına, Barok mimariden Akdeniz'in eşsiz kıyılarına uzanan; kültür, gastronomi, doğa ve benzersiz deneyimlerle dolu yolculuğumuzun sonuna ulaşıyoruz.
Bir sonraki Baytatil'in ayrıcalıklı seyahatinizde yeniden görüşmek dileğiyle…
ÖNEMLİ NOTLAR
VİZE
>Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul – Malta // Catania – İstanbul ekonomi sınıfı uçak bileti
>3* ve 4* otel kategorisinde Malta’da 2 gece, Catania’da 3 gece oda kahvaltı konaklamalar
>Alan-otel-alan transferleri
>Ryan Air ile Malta-Catania arası tek yön uçak bileti
>Malta ve Catania panoramik şehir turları.
>Popeye Village & Marsaxlokk Turu
>Mosta & Rabat & Mdina & Valletta Turu
>Siracusa & Noto Turu
>Savoca & Taormina Turu
>Cefalu & Palermo Turu
>Etna Yanardağı Turu
>Profesyonel Türkçe rehberlik hizmetleri
>Seyahat süresini kapsayan seyahat sağlık sigortası. 70 Yaş üzeri %100 surprim alınır. (25€)
>Vize ücreti, servis bedeli
>Programda belirtilmeyen öğle ve akşam yemekleri
>Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları
>Yurt dışı çıkış harcı bedeli
>Ekstra turlar
>Şoför tipleri 5 Euro/ kişibaşı (isteğe bağlı)
>Malta’da resepsiyonda kişibaşı alınacacak gecelik 2€ Eco Tax vergisi ve Catania’da gecelik kişibaşı 3 € şehir vergileri
İlk yorumu siz yapın