Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Avrupa'nın Kalbine Zarif Bir Başlangıç
Hayalini kurduğunuz Fransa ve İsviçre yolculuğu bugün başlıyor. Belirtilen saatte Ankara Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde rehberimizle buluşuyor, bagaj ve check-in işlemlerimizin ardından seyahatimizin ilk adımını atıyoruz.
AJet Havayolları'nın 14:15 tarifeli uçuşuyla bulutların üzerine yükselirken, önümüzde Alp Dağları'nın büyüleyici manzaraları ve Avrupa'nın en seçkin şehirlerini keşfedeceğimiz unutulmaz bir rota uzanıyor.
Cenevre Havalimanı'na varışımızın ardından, İsviçre'nin düzeni ve doğa güzellikleri eşliğinde Fransa'nın gastronomi başkenti Lyon'a doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Yol boyunca Avrupa'nın kartpostalları aratmayan manzaraları bize eşlik ederken, ilk akşamımızı lezzet dolu bir akşam yemeği ile taçlandırıyoruz.
Yemeğin ardından otelimize transfer oluyor, dinlenerek ertesi gün başlayacak eşsiz keşifler için hazırlık yapıyoruz.
Provence'ın Lavanta Kokulu Yollarında Zamana Yolculuk
Güne otelimizde alacağımız zengin kahvaltıyla başlıyor, ardından Fransa'nın gastronomi başkenti Lyon'u keşfetmek üzere panoramik şehir turumuza çıkıyoruz. Tarihi dokusu, zarif meydanları ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan eski şehir bölgesiyle Lyon, Fransa'nın en etkileyici şehirlerinden biri olarak bizleri karşılıyor.
Şehir turumuzun ardından rotamızı Fransa'nın güneyine, Provence bölgesinin büyüleyici atmosferine çeviriyoruz. İlk durağımız, Orta Çağ'dan günümüze ulaşan görkemli surları ve Papalar Sarayı ile ünlü Avignon. Tarihi sokaklarında yapacağımız keyifli yürüyüş sırasında bu eşsiz şehrin romantik ve kültürel ruhunu yakından hissediyoruz.
Sonraki durağımız ise Provence'ın en zarif şehirlerinden biri olan Aix-en-Provence. Sanat, tarih ve yaşam kültürünün iç içe geçtiği bu şık şehirde; Dört Yunus Çeşmesi, Rahipler Çeşmesi, Albertas Meydanı, Cardeurs Meydanı, Saint-Sauveur Katedrali ve şehrin simgesi haline gelen Cours Mirabeau Bulvarı'nı keşfederken Provence'ın kendine has atmosferini doyasıya yaşayacağız.
Günün sonunda Akdeniz'in en önemli liman kentlerinden Marsilya'ya ulaşıyor, şehrin enerjisini ilk anlardan itibaren hissetmeye başlıyoruz. Otelimize transferimizin ardından dinleniyor ve ertesi gün bizi bekleyen Akdeniz'in büyüleyici keşifleri için hazırlanıyoruz.
Fransız Rivierası'nın Işıltılı Sahillerinde Unutulmaz Bir Gün
Otelimizde alacağımız keyifli kahvaltının ardından rotamızı, Akdeniz'in en prestijli kıyılarından biri olan efsanevi Fransız Rivierası (Côte d'Azur)'na çeviriyoruz.
İlk durağımız, dünyanın en göz alıcı sahil şehirlerinden Cannes. Her yıl dünyanın en ünlü sinema yıldızlarını ağırlayan bu seçkin şehirde gerçekleştireceğimiz panoramik gezimiz sırasında, palmiye ağaçlarıyla çevrili ünlü La Croisette Bulvarı, görkemli Festival Sarayı ve sinema dünyasının izlerini taşıyan Yıldızlar Yolunu keşfediyoruz. Lüks yatlar, seçkin butik oteller ve Akdeniz'in büyüleyici maviliği eşliğinde Cannes'ın benzersiz atmosferini doyasıya yaşıyoruz.
Ardından, taş sokakları ve sanatla iç içe geçmiş dokusuyla Provence'ın en romantik köylerinden biri olan Saint-Paul-de-Vence'e ulaşıyoruz. Orta Çağ'dan günümüze uzanan bu büyüleyici kasabada; La Collégiale Saint-Paul, tarihi Fontaine de Saint-Paul-de-Vence ve zarif mimarisiyle dikkat çeken La Chapelle des Pénitents Blancs görülecek yerler arasında bulunuyor. Her köşesi kartpostal güzelliğindeki bu eşsiz kasaba, sanat galerileri ve taş evleriyle unutulmaz kareler yakalamanız için sizleri bekliyor.
Günün son durağı ise Fransız Rivierası'nın incisi Nice. Akdeniz'in eşsiz manzarası eşliğinde vereceğimiz akşam yemeği molasının ardından otelimize transfer oluyoruz. Riviera'nın zarif atmosferini hissederek dinleniyor, ertesi gün bizleri bekleyen yeni keşifler için hazırlanıyoruz.
Fransız Rivierası'ndan İtalya'nın Zarif Kıyılarına
Otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, Akdeniz'in eşsiz kıyı manzaraları eşliğinde Fransa'dan ayrılıyor ve İtalya'nın büyüleyici Ligurya Bölgesi'ne doğru keyifli yolculuğumuza başlıyoruz.
İlk durağımız, denizcilik tarihinin en önemli şehirlerinden biri olan Genova. Kristof Kolomb'un doğduğu şehir olarak da bilinen bu tarihi liman kentinde gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda; görkemli meydanları, tarihi sarayları ve Akdeniz ruhunu yansıtan zarif caddeleri keşfederken, İtalya'nın köklü geçmişini yakından hissedeceğiz.
Şehir turumuzun ardından rotamızı, kartpostalları süsleyen renkli evleri, lüks yatları ve romantik limanıyla dünyanın en seçkin sahil kasabalarından Portofino'ya çeviriyoruz. Dar sokakları, şık butik mağazaları, sahil boyunca sıralanan seçkin kafeleri ve benzersiz Akdeniz atmosferiyle Portofino, bu yolculuğun en unutulmaz duraklarından biri olmaya aday. Burada vereceğimiz serbest zamanda liman çevresinde keyifli yürüyüşler yapabilir, İtalyan Rivierası'nın eşsiz manzarasının tadını çıkarabilir ve bu büyüleyici kasabanın zarafetini dilediğiniz gibi keşfedebilirsiniz.
Masalsı Portofino'da geçireceğimiz keyifli saatlerin ardından yeniden Genova'ya dönüyor, otelimize transfer olarak dinleniyoruz.
Rönesans'ın Kalbine Uzanan Sanat ve Tarih Yolculuğu
Otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, İtalya'nın en ikonik şehirlerinden biri olan Pisa'ya doğru yola çıkıyoruz. Dünyanın en ünlü simgelerinden biri haline gelen eğik kulesiyle milyonlarca ziyaretçiyi kendine hayran bırakan bu tarihi şehirde, unutulmaz fotoğraflar eşliğinde keyifli bir gezi gerçekleştiriyoruz. Pisa'nın eşsiz atmosferini yaşadıktan sonra rotamızı, sanatın ve Rönesans'ın başkenti Floransa'ya çeviriyoruz.
Varışımızın ardından başlayacak panoramik şehir turumuzda, her köşesi adeta açık hava müzesini andıran Floransa'nın büyüleyici sokaklarını keşfediyoruz. Şehri ikiye ayıran zarif Arno Nehri, kuyumcu dükkânlarıyla ünlü tarihi Ponte Vecchio Köprüsü, yüzyıllar boyunca Medici Hanedanı'nın yönetim merkezi olan görkemli Palazzo Vecchio, Rönesans'ın ruhunu yansıtan Piazza della Signoria, Herkül ve Davut heykelleriyle süslenen tarihi meydanlar, şehrin simgesi olan görkemli Santa Maria del Fiore Katedrali (Duomo) ve bronz kapılarıyla ün kazanan Vaftizhane (Battistero di San Giovanni) gezi programımızın en etkileyici durakları arasında yer alıyor.
Sanat, mimari ve tarihin kusursuz bir uyum içinde buluştuğu Floransa'da geçireceğimiz bu özel günün ardından otelimize transfer oluyor, Toskana'nın romantik atmosferinde dinlenerek ertesi günün yeni keşiflerine hazırlanıyoruz.
Orta Çağ'ın Bilgelikten Moda Başkentinin Işıltısına
Otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, İtalya'nın gastronomi, kültür ve akademi dünyasında önemli bir yere sahip olan Bologna'ya doğru hareket ediyoruz. Tarihi kemerli sokakları, kırmızı tuğlalı yapıları ve yüzyıllardır değişmeyen atmosferiyle Bologna, İtalya'nın en karakteristik şehirlerinden biri olarak bizleri karşılıyor.
Gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda; şehrin simgelerinden Neptün Çeşmesi, tarihi dokusuyla büyüleyen Piazza Maggiore, görkemli Eski Borsa Binası, Avrupa'nın ilk üniversitesi olarak kabul edilen Bologna Üniversitesi'nin tarihi yapıları, geleneksel dükkânlarıyla ünlü Quadrilatero bölgesi ve şehrin sembolü haline gelen eğik Garisenda ile Asinelli Kulelerini keşfediyoruz. Her adımda Orta Çağ'ın izlerini taşıyan Bologna, tarih ve yaşam kültürünü benzersiz bir uyum içinde sunuyor.
Turumuzun ardından rotamızı, dünyanın moda ve tasarım başkentlerinden biri olan Milano'ya çeviriyoruz. İtalya'nın modern yüzünü yansıtan bu seçkin şehirde gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda, yapımı yaklaşık beş asır süren ve gotik mimarinin en görkemli eserlerinden biri kabul edilen Milano Duomo Katedrali, tarihi Sforza Kalesi (Castello Sforzesco) ve dünyanın en prestijli moda markalarına ev sahipliği yapan zarif Vittorio Emanuele II Galerisi gezi programımızın öne çıkan durakları arasında yer alıyor.
Milano'nun sanat, moda ve zarafeti buluşturan atmosferini keşfettikten sonra otelimize transfer oluyor, İtalya'nın en seçkin şehirlerinden birinde geçireceğimiz keyifli akşam için odalarımıza yerleşiyoruz.
Alpler'in Eteklerinden İtalya'nın Asil Başkentine
Otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, kuzey İtalya'nın en büyüleyici doğal güzelliklerinden biri olan Como Gölü'ne doğru yola çıkıyoruz. Alpler'in görkemli eteklerinde yer alan ve buzul çağından günümüze uzanan oluşumuyla dikkat çeken Como Gölü, masalsı manzaraları, zarif göl kasabaları ve lüks villalarıyla İtalya'nın en seçkin destinasyonlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Yeşilin her tonunu masmavi göl sularıyla buluşturan bu eşsiz coğrafyada gerçekleştireceğimiz keyifli yürüyüş sırasında, kartpostalları aratmayan manzaraların tadını çıkarıyor ve unutulmaz kareler yakalamak için fotoğraf molası veriyoruz. Como'nun huzurlu atmosferi, seyahatimizin en romantik anlarından birine dönüşüyor.
Bu benzersiz doğa deneyiminin ardından rotamızı, İtalya'nın ilk başkenti ve zarif mimarisiyle öne çıkan Torino'ya çeviriyoruz. Geniş bulvarları, tarihi meydanları ve görkemli saraylarıyla dikkat çeken şehirde gerçekleştireceğimiz panoramik tur sırasında Torino'nun aristokrat ruhunu yakından hissediyoruz.
Şehir turumuzun ardından vereceğimiz akşam yemeği molasıyla İtalya'nın eşsiz lezzetlerini deneyimleme fırsatı buluyor, günün sonunda otelimize transfer olarak dinleniyoruz.
Unutulmaz Anılarla Eve Dönüş
Otelimizde alacağımız zengin kahvaltının ardından, Avrupa'nın en seçkin rotalarını keşfettiğimiz bu unutulmaz yolculuğun son etabına geçiyoruz. Rehberimizin belirleyeceği saatte otelimizden ayrılarak Cenevre Havalimanı'na transferimizi gerçekleştiriyoruz.
Bagaj ve pasaport işlemlerimizin ardından, AJet Havayolları'nın 17:45 tarifeli uçuşu ile Ankara'ya doğru dönüş yolculuğumuz başlıyor. Bulutların üzerinden ilerlerken; Fransız Rivierası'nın masmavi kıyıları, Provence'ın büyüleyici sokakları, Portofino'nun kartpostal güzelliği, Toskana'nın sanat mirası, Milano'nun zarafeti ve Como Gölü'nün eşsiz manzaraları hafızalarımızda unutulmaz izler bırakıyor.
Ankara Esenboğa Havalimanı'na varışımızla birlikte, Avrupa'nın en prestijli şehirlerini bir araya getiren bu seçkin yolculuğumuz sona eriyor.
Bir sonraki ayrıcalıklı keşifte yeniden buluşmak dileğiyle…
Baytatil ayrıcalığıyla gerçekleştirdiğimiz bu unutulmaz Avrupa serüveni, ömür boyu hatırlanacak anılar ve yeni dostluklarla hafızalardaki yerini alıyor.
>Ajet Havayolları Ankara - /Cenevre - Ankara parkurlarında gidiş-dönüş ekonomi sınıfı uçak bileti
>Havalimanı vergileri
>3 ve 4 yıldızlı otellerde 7 gece oda-kahvaltı konaklama,
>Alan-otel-alan transferleri
>Özel otobüs ile tüm transferler
>Programda belirtilen tüm şehir turları
>Portofino turu
>Profesyonel Türkçe rehberlik ve asistanlık hizmetleri
>Otel ve turist şehir vergileri (25-30 Euro)
>TURSAB zorunlu mesleki sorumluluk sigortası
>Seyahat ve sağlık sigortası (65 yaş üzeri sürprim uygulanır)
>Vize ücreti, servis bedeli
>Yurt dışı çıkış harcı bedeli
>İç hat bağlantı bileti
>Şoför tipleri günlük her misafir için 3 Euro olup rehberimiz tarafından ilk gün toplanacaktır. (Zorunludur)
>Öğle ve akşam yemekleri
>Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları
>Opsiyonel geziler/etkinlikler
>Fiyata dâhil hizmetlerde belirtilmemiş müze ve ören yerleri girişleri
İlk yorumu siz yapın